Limited time offer! 25% off your first contacts order

take the next step

Schedule an Appointment


Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti)

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti)

Tıbbi adı blefaroplasti olan göz kapağı estetiği, alt veya üst göz kapağında genellikle yaşlanma, genetik, travma ve enfeksiyon gibi sebeplerle, torbalanma, kırışıklık artışları, üst kapak ve kaşlarda düşme, alt kapaklarda torbalanma ve çizgilenme gibi belirtilerin cerrahi olarak düzeltilmesi işleminin adıdır.

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti) Kimlere Uygulanır?

Yaşlanmaya bağlı olarak alt ve üst göz kapaklarında sarkma sorunu yaşayanlar ya da genetik nedenler, kazalar sonucu yaşanan travmalar veya enfeksiyon gibi sebeplerle göz bölgesinde sarkma olanlar için uygulanabilmektedir.

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti) Nasıl Yapılır?

Göz kapağı estetiği ameliyatında, üst kapak blefaroplasti için gözün doğal kıvrımlı hatlarında operasyon öncesi çizimler ve ölçümler yapılır. Kesi için bistüri veya koter adı verilen ısı ile kesi yapan cihazlar ya da özel bazı lazer teknolojileri kullanılır. Alt kapak estetiği ise alt kapak kirpik hattından veya göz kapağının iç tarafında bulunan kısımdan transkonjunktival adı verilen yöntemle yapılabilir.

Üst göz kapağı estetiğinde şunlar yapılır:

  • Üst göz kapağının doğal deri kıvrımında göz kapağı kıvrımı boyunca bir kesi yapılması
  • Fazlalık deri, yağ veya kasın alınması
  • Kesinin kapatılması

Alt göz kapaklarında yapılan işlem şunlardır:

  • Göz altı kirpiklerinin hemen altında veya alt göz kapağının iç kısmında bir kesi yapılması
  • Göz altındaki torbalardan yağ konumlamasının yapılması ya da çıkarılması (bazen deriden de alınabilir)
  • Gerekiyorsa göz kapağı kasları ve tendonlarını desteklemek için işlem yapılması

Göz Kapağı Estetiği (Blefaroplasti) Riskli midir?

Göz kapağı estetiği, bu cerrahi ile ilgilenen ve tecrübeli ellerde riskleri çok düşük olan bir operasyondur. En sık görülen etkiler; şişlik (ödem) nadiren morluk ve sızıntı şeklinde kanamalar olup, çoğunlukla geçici durumlardır. Fakat enfeksiyon, şiddetli kanama veya göz ya da görmeyi tehdit eden sorunlar da  literatürde görülmüştür. Ancak çok nadir yan etkiler olup, bu tür durumlarla karşılaşma ihtimali, işin ehli kişiler tarafından yapılan, dikkatli ve özenli bir cerrahi ile ve gerekli önlemler alınması ile yok denecek kadar azdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Herhangi bir şikayetiniz olmasa bile, yetişkinlerin yılda bir kez kapsamlı bir göz muayenesi yaptırması önerilir. Mevcut bir göz hastalığı veya sistemik hastalık (diyabet vb.) olanlarda bu süre 6 ay düşebilir.

Varsa şu an kullandığınız gözlüklerinizi, kontakt lens reçetenizi ve kullandığınız gözlerin damlalarını yanınızda bulundurmanız, muayene sürecini daha verimli kılacaktır.

18 yaşını doldurmuş, son bir yıl içinde göz sayıları değişmemiş ve kornea yapısı uygun olan bireylere uygulanabilir. Detaylı bir ön muayene ile göz yapınızın lazerle belirlendiği belirlenir.

genellikle yaşa bağlı olarak gelişse de; travmalar, bazılarının kullanımı (kortizon vb.) veya genetik faktörler nedeniyle gençlerde ve bebeklerde görülebilir. Tek kesin çözüm cerrahidir.

Diyabet, retina tabakasındaki damarların oluşumunu bozarak “Diyabetik Retinopati”ye yol açabilir. Bu durum, tedavi edilmediğinde kalıcı kayıplara neden olabilir. Şeker hastalarının yılda en az iki kez retina muayenesi olması gerekir.

Uzun süre ekran kullanımı ve kablosuz ortamların kuruluğu artar. Suni gözyaşı damlaları, ekran molaları (20-20-20 kuralı) ve bol su tüketimi yardımcı olur. Şiddetli vakalarda kişiye özel tedavi tedavisi uygulanır.

Our Specialists